Çalışanlar ve İş Ortamı

Çalışanlarımız ve İş Ortamı

 

Doğuş Otomotiv’in 24 yıldır Türkiye’nin en büyük otomobil distribütörü olarak en geniş yetkili satış ve servis ağını yöneterek güçlü bir şirket olmasının ardında şirketimize bağlılığı yüksek, Doğuş Otomotiv çalışanı olmaktan mutluluk duyan, şirketin gelişmesi ve büyümesi için katılımcı bir paydaş olarak tüm yetkinliğini sonuna kadar kullanan çalışanlarımız bulunmaktadır. Doğuş Otomotiv, çalışanlarıyla yarattığı diyalog platformlarını ve İnsan Kaynakları yönetiminde uyguladığı tüm stratejileri sürdürülebilirlik yönetiminde öncelikli alanlar arasında görmekte ve yönetmektedir.

 

İki bini aşkın değerli çalışanımıza ortak bir kültür sunan Şirketimiz, yenilikçi ve sürdürülebilir insan kaynakları uygulamalarına paralel olarak, çalışan deneyimini ve bağlılığını artırıcı pek çok programı hayata geçirmektedir.

 

Bir’iz İşveren Markası

Şirketimizde, “Bir’iz” işveren markasıyla “birlikte hareket ediyor, bir iz bırakıyoruz” mesajı verilmektedir ve şirket içinde yaratılan marka elçileri ile bu mesaj tüm şirkete yaygınlaştırılmaktadır.

 

2018 yılında 4 kez gerçekleştirilen Bir’iz Çalışan Komitesinde ise her bölümden bir çalışanın temsilci olarak davet edildiği çalıştaylarda, çalışanların Bir’iz İşveren markası ve İnsan Kaynakları uygulamaları kapsamında yapılan çalışma ve etkinliklerle ilgili görüş ve önerileri alınır. Uygulanabilir öneriler iş planına dahil edilir. Ayrıca intranet ve e-posta yoluyla şirketle ilgili bilgiler, yasal düzenlemeler çalışanlarla düzenli olarak paylaşılmaktadır.

 

Çalışan Katılımı

Doğuş Otomotiv, işinin sürekliliğini ve gelecekte de bugün olduğu gibi güçlü, etik ve kaliteli hizmet sunmaya devam etmesini sağlayacak en büyük gücün çalışanları olduğuna inanmaktadır. Kilit paydaşı olarak gördüğü çalışanlarının verimli iş yapma süreçlerini sorumluluk anlayışıyla pekiştirerek hem toplumsal anlamda hem şirket değeri için vazgeçilmez bir katkı olduğunun bilincindedir.

 

Değişen iş dünyası yapısı, farklılaşan beklentiler ve koşullar, günümüzde şirketlerin çalışanlarını sadece yönetmelerini değil, onlarla iş birliği yaparak diyalog kurmalarını ve beklentilerini sorgulamalarını, iş süreçleriyle ilgili öneri ve geri bildirimlerinin üst yönetime doğrudan ulaşması sağlanarak tüm süreçlere katılımlarını da gerektirmektedir. Böylelikle çok daha verimli bir iş ortamı yaratılması, yenilikçi ve rekabet edebilir bir şirket yapısının kurulması, diğer paydaşlarla çalışanlar aracılığıyla daha sağlıklı ilişkiler kurulması da sağlanmaktadır.