İCRA KURULU BAŞKANI'NIN MESAJI

Değerli Paydaşlarımız,

2017 yılında içeride ve bulunduğu coğrafyada birçok önemli siyasi gelişmeye tanık olan Türkiye ekonomik olarak yılın ilk üç çeyreğinde beklentilerin üzerinde bir performans sergilerken, Türk otomotiv sektörü de üretim ve ihracat anlamında iyi bir yılı geride bıraktı. Otomotiv ihracatı 2017 yılında 26 milyar doları aşarak tüm zamanların rekorunu kırdı; üretim ise bir önceki yıla göre %24’ten fazla artışla 1,5 milyon adedin üzerine çıktı.

Otomotiv sektörü açısından iç pazarda 2017’nin iki belirleyici ekonomik gelişmesinden biri yılın başında gerçekleşen ÖTV artışı, diğeri ise döviz kurlarındaki dalgalanma oldu. Özellikle ÖTV artışının fiyatlara yansıması nedeniyle yıla muhafazakâr beklentilerle başlayan sektör, ilk ve ikinci çeyrekte ekonomik büyümenin beklentilerin üzerine çıkması ve pazarın olumlu yönde gelişmesiyle rahatladı. Sektör oyuncuları tarafından 2017 için yapılan ve pazarın nispeten daralacağını işaret eden tahminler, bu tablo karşısında yerini daha olumlu öngörülere bıraktı.

2017’de iç pazardaki satışlar ÖTV ve kur zamlarının etkisiyle bir miktar düşse de, satış kampanyalarının pozitif etkisi sayesinde bu düşüş sınırlı düzeyde kaldı. Türkiye otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2017’de bir önceki yıla göre %2,8 daralmayla 956.194 adet düzeyinde gerçekleşti. Genel bir değerlendirme olarak otomotiv sektörü, en zorlu şartlarda bile Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörü olduğunu bir kez daha gösterdi. Yıllık 900-950 bin bandına oturan otomotiv satışlarının gelecek yıllarda da bu performansını sürdüreceğini öngörüyoruz.

Türkiye, dünyadaki trendleri takip ediyor

Veriler, Türkiye otomotiv pazarının hem beğeni hem de motor tercihleri bakımından dünyadaki eğilimlerle etkileşim içinde olduğunu gösteriyor. Son 10 yıldır dünya genelinde küçük hacimli motorlara sahip otomobiller daha fazla tercih edilirken, ülkemizde de özellikle ÖTV avantajı ve yakıt ekonomisi nedeniyle 1600 cc’nin altındaki motorların pazar payı artıyor. Ülkemizde geçen yıl satılan yeni otomobillerin %96’dan fazlası 1600 cc ve altındaki hacimli motorlara sahipti. Otomatik şanzımanlı otomobillerin de payı artmaya devam ederek %60,5’e yükseldi. Satılan otomobillerin %61’i dizel motora sahip araçlardı. Türkiye pazarında SUV segmentine de rağbet her geçen gün artıyor. Bu segmentin toplam satışlardaki payı 2017 yılında %18’e çıktı ve 130 bine yakın araç satıldı. Önümüzdeki yıllarda SUV segmentinin satışlardaki payının %20’lerin üzerine çıkacağını düşünüyoruz

Hareketli ve verimli bir yıl

2017, Doğuş Otomotiv olarak tüm çalışma alanlarında hedeflerimize ulaştığımız bir yıl oldu. Türkiye’de temsil ettiğimiz markaların hepsi yıl başında belirlenen hedeflere ulaşırken, pazar paylarında öngörülen seviyeler yakalandı. 2017 yılı aynı zamanda yeni modellerin tanıtımı açısından da oldukça hareketli geçti. Volkswagen Binek Araç, Yeni Polo, Yeni Arteon ve Yeni Golf’ü; SEAT, kompakt SUV segmentindeki ilk otomobili olan Arona ve Yeni Ibiza’yı; Porsche, Yeni Cayenne ve Yeni Panamera’yı; Audi ise Yeni A8’i müşterilerinin beğenisine sundu.

Otomotiv sektörü yeni fırsat alanları sunuyor

Tek başına ülkemizin dışsatımının %17’sini gerçekleştirerek 10 yılı aşkın süredir ihracata liderlik eden, AR-GE merkezleri sıralamasında ilk sırada yer alan ve uzun zamandır stabil ve öngörülebilir bir pazar oluşturan otomotiv sektörünün lokomotif pozisyonunu gelecek yıllarda da artırarak devam ettireceğine inanıyorum. Bu anlamda, otomotivin her kolu gelecek adına yeni fırsat alanları barındırıyor.

Türkiye, yeniliklere çok çabuk adapte olabilen dinamik ve genç bir nüfusa sahip. Bu özellik, aynı zamanda Türkiye’nin araç paylaşımı, bağlanabilirlik, e-mobilite gibi yeni kavram ve teknolojileri benimseyebilecek büyük bir demografik kitleye sahip olduğu anlamına geliyor. Bunun da ülkemizde otomotiv sektörü açısından değerli bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

Hizmet kalitemizi dijital dönüşümle artıracağız

Doğuş Otomotiv olarak, bu fırsattan en iyi şekilde yararlanarak teknolojiyi ve dijital olanakları iş süreçlerimizin bir parçası haline getirmek, teknolojiden yararlanarak farklı hizmetler yaratmak ve hizmet kalitemizi artırmak için dijital dönüşüme büyük önem veriyoruz. Beş yılı aşkın bir süredir gündemimizde ilk sıralarda yer alan bu konuda attığımız somut adımlardan biri olarak, 2017 yılında kurum içinde dijital dönüşümü daha verimli ve daha hızlı gerçekleştirmek üzere Dijital Dönüşüm Departmanı’nı oluşturarak bir Chief Digital Officer (CDO) ataması gerçekleştirdik. Bu yapılanmanın, kurum ve çalışanlarımızı geleceğe hazırlamakta önemli bir görev üstleneceğine inanıyorum.

Doğuş Otomotiv olarak, dijital ajandamızda en öncelikli konumuz müşterilerimiz ile buluştuğumuz her noktada hizmet kalitesini ve verimliliğini artırmak. Bunun için şirket içindeki süreçlerimizin dijitalleşmesi konusunda çalışmalar yaparken, Türkiye genelindeki Yetkili Satıcı ve Servis ağımızın altyapı ve süreçlerini de dijital dönüşüm bakış açısıyla yeniden değerlendiriyoruz.

İnsan kaynaklarında da değişimin öncüsü olmak hedefimiz

İnsan kaynaklarını her varlığının üzerinde gören bir kurum olarak, çalışanımıza yakın olmayı ve çalışan bağlılığını artırmayı şirketimizin en öncelikli konularından biri kabul ediyoruz. Esnek çalışma saatleri, kişiselleştirilmiş çalışma ortamları, kadın çalışanlara yönelik özel uygulamalar, çalışan sağlığı ve kişisel gelişim, bu alanda 2017’nin öne çıkan konu başlıklarından bazılarıydı. Yıl boyunca diyetisyen, yoga, pilates gibi sağlıklı yaşam uygulamalarımız, hobi kulüplerimız, çalışan çocukları için kreş uygulamamız, gelişim okulumuz, takdir-ödüllendirme sistemimiz ve rotasyon uygulamalarımızla çalışanlarımıza birçok farklı kapsamda destek verdik. İş’te Eşitlik Platformu üyesi olarak yürüttüğümüz proje kapsamında, çalışanlarımızın iş-özel hayat dengesini yönetebilmesi amacıyla düzenlediğimiz “Hayat Dengesi Atölyeleri” çıktıları ile kadınlara özel bir koçluk ve mentorluk programı planladık ve 90 kadın yöneticimize bu eğitimleri verdik.

Değişen sektör dinamikleri göz önünde bulundurulduğunda, önümüzdeki dönemde istihdam edilecek profil ve yetkinliklerde de bir değişim kaçınılmaz görünüyor. Daha yaratıcı, takım çalışmasına yatkın, esnek çalışma mekanizmasını benimsemiş, proje odaklı çalışma yetkinlikleri ön plana çıkarken, bu profilleri kazanmak ve elde tutmak için değişime ayak uyduran ve destekleyen İK uygulamalarını da adım adım hayata geçiriyoruz. Ayrıca çalışan deneyimi sadece şirket içinde değil, dışarıdaki potansiyel çalışanlarımız için de önemli olduğundan, çeşitli üniversite etkinlikleri, yeni mezun programları, proje ve yaz staji imkânları yoluyla potansiyel insan kaynaklarımızı harekete geçiriyoruz.

Hedeflerimize paydaşlarımızın destek ve katılımıyla ulaşacağız

Sürdürülebilir kurumsal sorumluluk çerçevesinde büyük önem verdiğimiz, alanında bir ilk olan Meslek ve Teknik Anadolu Liseleri ile Teknik Üniversite işbirliği projemiz 2017 yılında da başarıyla devam etti. Yıl içerisinde VW sınıflarının bulunduğu 5 ildeki toplam 7 okulda süreçlerin standart hale getirilmesi ve öğrencilerin staj süreci standardizasyonu yönünde çalışmalar gerçekleştirildi.

Doğuş Otomotiv’in toplum genelinde trafik güvenliği bilincini artırmak için kurduğu Trafik Hayattır! platformu başarılı çalışmalarına 2017 yılında da devam etti. Ülkemizde trafik kazalarından en fazla etkilenen yaş grupları arasında ilk sıralarda çocuklar yer alıyor. Bu nedenle araçta çocuk güvenliği 2017 yılında önem verdiğimiz konuların başında geldi. Trafik Hayattır! eğitmenleri aracılığıyla özel ve kamu hastanelerindeki kadın doğum hemşirelerine yönelik eğitimci eğitimleri düzenledik. Trafik Hayattır! uzmanlarının katılımıyla hazırladığımız 8 bilgilendirici video ile sosyal medyada yaklaşık 5,5 milyon kişiye ulaştık. Yaklaşık 3 milyon izlenme adedine ulaşan, çocuklara yönelik olarak Varol Yaşaroğlu tarafından yaratılan ve trafik kurallarıyla ilgili bilgiler veren “Pictoos” animasyon film serimizi yayımladık.

Gençlerin trafik güvenliğinin aktif paydaşları olmasını sağlamak ve önerilerini hayata geçirmek için Radyo Jingle Yarışması’nı başlattık. Birinci seçilen eser radyolar vasıtasıyla 20 milyondan fazla kişiye ulaştı.

Trafik Hayattır! ile dijitalleşen ve sosyal medyada aktif olan yeni nesli yakalamak için, sürücü adaylarının ehliyet sınavına daha donanımlı girmeleri amacıyla, geçmiş dönemlerde çıkmış ehliyet sınavı sorularını Facebook sayfamızdan ChatBot uygulamasıyla sürücü adaylarıyla buluşturduk.

2013 yılında başlayan ve halen 18 üniversitede devam eden Trafik Hayattır! Trafik Güvenliği Uzaktan Eğitim Projesi de, 5 bin yeni üniversite öğrencisine ulaştı. Trafik bilincinin toplumun tüm kesimlerine yayılması için projelerimize 2018 yılında da devam edeceğiz.

Tüm faaliyetlerini etik, şeffaflık ve hesap verebilirlik temelleri üzerine inşa eden Doğuş Otomotiv olarak, paydaşlarımızla ilişkilerimizde de aynı yönetim kültürü doğrultusunda hareket ediyoruz. Paydaşlarımızla kurduğumuz işbirliğini sürekli kılarken, yarattığımız ekonomik değerin yanı sıra çevre ve topluma karşı sorumluluklarımızı da ihmal etmiyoruz.

Şirketimizin 2017 yılında elde ettiği başarılı sonuçlarda paydaşlarımızla kurduğumuz bu özel iletişimin etkisi yadsınamaz. Bugüne kadar olduğu gibi, 2018 yılında da paydaşlarımızla işbirliği içinde olmaya ve yaratıcı çözümlerle onların beklentilerine cevap vermeye devam edeceğiz.

Bu çerçevede, yeni faaliyet dönemimizde de büyük bir aile olarak güçlü adımlarla yolumuza devam edeceğimize inanıyorum.

Saygılarımla,

Emir Ali Bilaloğlu
İcra Kurulu Başkanı