Markalarımızda Müşteri Sağlığı ve Güvenliği

VOLKSWAGEN BİNEK ARAÇ   

Volkswagen olarak, her yıl hedef kitlemizle bir araya geldiğimiz Güvenli ve Ekonomik Sürüş Eğitimleri düzenlenmektedir. İstanbul Park pistinde gerçekleşen etkinliğe, arzu eden kişiler Facebook ve internet sitesi üzerinden başvuru yaparak katılmaktadır

 

Tüm ürünlerimizde Elektronik Stabilizasyon Programı “ESP” ve yokuş kalkış asistanı standart hale gelmiştir. Savrulma tehlikesi gibi kritik sürüş durumlarını önceden algılayan ve aracın savrulmasını önlemeye yardımcı olan ESP sistemi müşterilerin sürüş güvenliğini korumada oldukça önemli bir sistemdir. Diğer bir yandan Yeni Passat modeliyle birlikte giderek yaygınlaşan sürüş destek sistemleri olası kazaları önlemede sürücüye yardımcı olur. Bu sistemler arasında Şerit Değiştirme Asistanı “Side Assist”, Şerit Takip Asistanı “Lane Assist”, Adaptif Hız Sabitleyici “ACC”, “Traffic Jam Assist”, Trafikte Sürüş Asistanı gibi aktif sürüş destek sistemleri yer almaktadır.

 

Volkswagen Driving Experience – Sürüş Deneyimi organizasyonları, müşterilerimize farklı sürüş koşulları altında güvenli sürüş teknikleri konusunda eğitimler içermektedir. Bu kapsamda doğru viraj alma, kaygan zeminde fren yapma ve engelden kaçma gibi trafikte hayat kurtarabilecek teknikler hakkında teorik ve uygulamalı eğitimler verilmektedir. Ayrıca müşterilerimiz ABS, ASR ve ESP gibi sistemlerin çalışmasını sağlayacak koşullar altında test sürüşüne katılarak, aktif güvenlik koşullarını deneyimleme olanağı da bulmaktadır.

 

VOLKSWAGEN TİCARİ ARAÇ

Volkswagen Ticari Araç Markası Türkiye’nin her ilinde Ekonomik ve Emniyetli Sürüş Teknikleri (EVET) eğitimlerini vermeye devam etmektedir. Bu eğitimler ile yolcu ve öğrenci taşımacılığı yapan sürücülerin araçlarını daha güvenli ve emniyetli bir şekilde kullanmaları amaçlanmaktadır. Bu sayede insan taşımacılığı yapan sürücülerin, yaşayarak öğrenme yolu ile düşük yakıt tüketimi gerçekleştirmesi sağlanmıştır.

 

İki etaptan oluşan eğitimlerin ekonomik sürüşle ilgili bölümünde, Crafter model araçların sahip olduğu yeni çift turbo özellikli 2,0 TDI motor ve kullanımı, yine bu araçların daha ekonomik, verimli ve çevreci olarak nasıl kullanılacağı, kullanım ve işletim maliyetlerinin nasıl düşürülebileceği gibi teorik bilgiler sürücülere uzmanlar tarafından aktarılmaktadır. Bilgilerin içeriğinde, Crafter araçların teknik ve donanımsal özellikleri, bu özelliklerin nasıl kullanılacağı, gelişen teknoloji ile birçok sürücünün doğru bildiği yanlışların aktarılması gibi faydalı konular da mevcuttur. Eğitimlerin ikinci etabında verilen güvenli sürüş tekniklerinde ise araçlardaki aktif ve pasif güvenlik donanımları ve bunları bilinçli kullanma, farklı yol ve hava şartlarında araç kullanma, sebep-sonuç ilişkileriyle daha öngörülü sürüş teknikleri geliştirme, defansif sürüş teknikleri gibi konular aktarılmaktadır. Böylece ‘Trafik Hayattır!’ projesi çerçevesinde daha dikkatli, daha güvenli ve daha kontrollü araç kullanan sürücü sayısı arttırılmış olmaktadır.

 

Eğitimler; İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Çorum, Mersin, Ordu, Adana, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Samsun, Amasya olmak üzere birçok il ve ilçe de verilmiştir. Eğitimler 2013 yılında başlamış 2016 yılının sonuna kadar yaklaşık 30 Yetkili Satıcımızda verilmiş olup, yaklaşık olarak 3.400 kişiye ulaşılmıştır. Eğitimlerin sonucunda sürücüler ortalama 100 kilometrede 2 litreye varan tasarruf sağlayarak aylık çalışma günleri, ortalama yaptıkları yol ve mazot fiyatı göz önüne alındığında sadece 1 ayda 850.000 TL ve yılda yaklaşık 10.200.000 TL tasarruf sağlamaktadır. Eğitimlere düzenli olarak devam edilerek ülke ekonomisine daha büyük katkılar sağlanması hedeflenmektedir.

 

2012 yılında başlayan Amarok test sürüşlerine, 2016 yılında da devam edilmiştir. Yapılan filo satışları sonucu, ilgili kurumsal firmalara Amarok Test Sürüşü düzenlenerek, Amarok’un güvenlik ve donanım özellikleri anlatılmış ve bunların gerçek arazi şartlarında test edilmesi sağlanmıştır. Bununla birlikte 2016 yılında tüm bayilerde bulunan satış şefleri kadrosuna Amarok eğitimi verilmiştir. Bu eğitimle beraber daha önce verilen bilgiler tekrar edilmiş ve arazi üzerinde uygulama şansı verilmiştir. Her araçta sağ ön koltukta bulunan profesyonel sürücüler sayesinde kullanıcılar, sürüş esnasında ihtiyaçları olan her türlü bilgiyi alarak, hem arazide araç kullanma tekniğini öğrenmiş, hem de Amarok modelinin arazi için sunulan elektronik ve güvenlik donanımlarını da canlı olarak test etme fırsatı yakalamışlardır. Test sürüşleri, profesyonel sürücüler eşliğinde gerçekleştirildiğinden kontrollü ve eğitici olmuştur. Bu eğitime profesyonel konuşmacılar da davet edilerek arazi şartlarında araç kullanma bilgisi de satış ekibi ile paylaşılmıştır.

 

AUDI

AUDI müşterileri için sürüş güvenliğindeki en önemli öğelerden biri olan farlar ile ilgili teknolojilerde Audi liderliğini sürdürmektedir. Audi 2013 yılında geliştirdiği ve duyurduğu yeni Matrix LED far teknolojisi ile aydınlatmada sektör liderliğini ispatlamıştı. Xenon plus ve LED farlarıyla olağanüstü bir yol aydınlatmasına sahip olan Audi modelleri artık çevre koşullarına daha da hassas ve tamamen elektronik olarak kontrol edilecek ilerici matrix LED farlarla sunuluyor. İlk olarak 2004 yılında A8 W12 ile birlikte satışa sunulan, beyaz ışık yayan diyotlardan oluşan ve tasarımıyla güvenliği artıran LED gündüz farları,  Audi’nin LED teknolojisindeki ilk adımı oldu. Halen markanın tüm model serilerinde sunulan LED gündüz farları, her modelde farklı bir şekilde tasarlanıyor.

 

Audi modellerindeki bir diğer teknoloji olan ve isteğe bağlı ya da standart olarak da sunulan Xenon plus farlar, standart halojen farlara kıyasla çok daha parlak bir ışığa ve çok daha iyi bir aydınlatmaya sahip. %30’dan daha az enerji harcayan Audi'nin Xenon plus teknolojisi çok daha uzun kullanım ömrüne sahip.

 

2008'de R8 ile birlikte sunulan en son teknoloji farlar gözlerin daha az yorulmasını sağlıyor ve bakım gerektirmeyen diyotlardan oluşuyor. Araç ömrü boyunca kullanılacak şekilde tasarlanan diyotlar, Xenon plus ünitelerine kıyasla %5 daha az enerji tüketimi sağlıyor. Tamamı LED farların Audi modellerinde sunulmaya başlanması bu otomobillere kusursuz bir tarz ve cesur bir görünüm kazandırıyor. Son birkaç yıldır LED teknolojisi standart veya isteğe bağlı olarak stop lambalarında da kullanılıyor. Standart ışık kaynaklarından farklı olarak, ışık yayan diyotlar ışık hızında ve gecikmesiz olarak tam ışık şiddetine ulaşıyor. Örneğin sürücü aniden frene bastığında, arkadaki sürücü bir saniyeden daha kısa (ancak son derece değerli) ekstra reaksiyon süresi kazanıyor.

 

Audi yüksek performanslı spor otomobili, R8'i yenilerken, seri üretim otomobillere Dinamik Sinyaller ile bir yenilik daha getirdi. Audi'nin stop lambalarında kullanılan bu teknolojisi dönüş göstergelerinin daha akıllı olmasını sağlıyor. Bu fonksiyon her iki tarafta da, 150 milisaniyede bir sıralı olarak aktive olan yedi ışık segmentli 30 adet LED lamba sayesinde gerçekleştiriliyor.

 

Audi'nin LED farları kendini yalnız sokaklarda değil, otomobil yarışlarında da kanıtladı. LED farlar bir yarış otomobilinde ilk olarak 2010'da, Le Mans spor prototipi R 15 TDI'de kullanılmıştı. 2011'de ise, tamamı LED farlar ilk olarak yeni nesil yarış otomobili R18 TDI ile birlikte sunuldu. Birlikte 200 Watt’ın üzerinde bir aydınlatma gücüne sahip olan tamamı LED farların aydınlatma mesafesi bir kilometrenin üzerine çıkıyor. Bu aydınlatma gücü, seri üretim otomobil farlarının aydınlatma gücünün beş ila yedi kat üzerinde yer alıyor.

 

Far sistemlerinde çeşitli uyarlanabilir aydınlatma versiyonları mevcut. Bir elektronik kontrol modülü, Xenon plus modüllerini ya da LEDleri kontrol ediyor. Böylelikle şehir içinde, ana yollarda veya otobanda mümkün olan en iyi aydınlatma sağlanmış oluyor. Sürücü, modülün işletim modunu Audi drive select sürüş seçimi sistemini kullanarak değiştirebiliyor. Uyarlanabilir farların özel bileşenlerinden biri de hassaslaştırılmış dinamik far seviye ayarı; Aracın önündeki ve araca yaklaşan araçları algılamak amacıyla bir video kameranın kullanıldığı sistem, diğer araçlara olan uzaklığa göre aracın aydınlatma seviyesini düzenliyor.

Audi şimdiden geleceğin aydınlatma teknolojisini geliştiriyor ve burada bir kaç ana trend öne çıkıyor: Audi araç aydınlatması çevre koşullarına daha hassas olarak tepki verecek, çevreyle çeşitli şekillerde iletişim kuracak ve böylelikle aktif güvenliği daha da etkin hale getirecek.

 

Audi Matrix LED farlar geleceğin teknolojisi olarak öne çıkıyor. Bu teknoloji sayesinde LED uzun huzmeli farlar birçok özel alt ışık segmentine ayrılıyor. Önlerindeki mercek veya reflektörlerle koordineli olarak çalışan tüm ışık yayan diyotlar her zaman olağanüstü bir aydınlatma sağlıyor ve döner bir mekanizmaya ihtiyaç duymuyor. Diyotlar bunun yerine duruma bağlı olarak ayrı ayrı devreye giriyor, kapanıyor veya kısılıyor. Bu yeni teknoloji, Audi'nin mühendis ve tasarımcılarına farlarda kullanılacak LED lamba sayısı, yeri, farların ebat ve tasarımlarında birçok farklı alternatif sunuyor. Audi Matrix LED farlar gerekli bilgileri bir kameradan ve diğer sensörlerden alıyor. Kamera başka araçların varlığını algıladığında, uzun huzmeli farlar devreye giriyor. Birçok bölmeye ayrılmış olan farların bu bölmeleri belli alanlar bloke edilerek devre dışı bırakılabiliyor. Karmaşık durumlarda, farlar çok sayıda aracın arasında kalan alanları aydınlatabiliyor.

 

2014 yılında ise far konusunda yepyeni bir adım atan Audi, dünyanın lazer farlara sahip ilk seri üretim otomobili olan Audi R8 LMX’i geliştirdi. LED farlardan iki kat daha uzağı aydınlatabilen lazer farlar, görüşü ve menzili artırırken, gelişmiş teknolojisi ile karşıdan gelen araçların aydınlatmadan rahatsız olmamasını sağlıyor.

 

Bundan altı yıl önce R8’de LED farları, geçen yıl da A8’de Matrix LED farları seri üretimde ilk kez kullanan otomobil markası olan Audi, aydınlatma teknolojilerinde yine bir devrime daha imza attı. Audi R8 LMX, otomotivde geleceğin teknolojisi olarak adlandırılan lazer farları kullanan ilk seri üretim otomobil oldu. LED farlara göre iki kat daha uzağı ve iki kat daha menzili aydınlatabilen lazer farlardan her biri yüksek güçlü dört lazer diyottan oluşuyor. Far modülünde bulunan fosfor dönüştürücüler, lazer ışığını 5 bin 500 Kelvin’lik beyaz ışığa çeviriyor. Üretilen ışık, insan gözünün fark edebileceği ancak gözü yoracak derede olmadığı için, karşıdan gelen araçlar için de güvenliği artırıyor. Ayrıca farlarda bulunan kameralı sensörler de karşıdan gelen araçları fark ederek, ışığın miktarını ayarlayabiliyor.

 

Audi, LED aydınlatma teknolojisini, Eylül ayında düzenlenen Frankfurt Fuarı’nda bir adım öteye taşıdı. Audi’nin Matrix OLED aydınlatma teknolojisi, tasarım ve mühendisliği bir araya getiriyor. Frankfurt’ta bir konsept aracın arka farlarında tanıtılan OLED, Organic Light Emitting Diode kelimelerinin baş harflerinden oluşuyor. LED farların aksine düz bir ışık kaynağı olan OLED farlar, öncelikle aydınlattığı bölgelerde, ışığı her yöne homojen bir şekilde dağıtıyor. Böylece üstün bir aydınlatma ve güvenlik sağlıyor. OLED’ler ayrıca hiçbir soğutma veya reflektör gerektirmediğinden, hem hafif hem de yüksek bir verimliliğe sahip. Farklı parlaklıkta ışık yayması da programlanabilen OLED’ler, gelecek dönemde Audi modellerinde far, sinyal, fren aydınlatmalarında kullanılabilecek.

 

Müşterilerimizin sağlığı ve güvenliği için geliştirdiğimiz yeni teknolojilerin yanı sıra Audi, İstanbul Park’ta dönem dönem gerçekleştirilen Audi Driving Experience - Sürüş Deneyimi organizasyonlarında müşterilerine özel olarak hazırlanmış istasyonlarda ani fren, hızlı şerit değiştirme gibi güvenli sürüş konusunda eğitimler vermektedir.

 

PORSCHE

Porsche Sport Driving School kapsamında Porsche müşterilerine ve basın mensuplarına Güvenli Sürüş Tekniği Eğitimleri verilmektedir. Bu eğitimlere isteyen Porsche müşterileri katılabilmektedir. Eğitimlerin amacı, sürüş becerilerini geliştirmek, sürücüyü daha dikkatli araba kullanmaya yöneltmek ve yolda karşılaşabilecekleri problemlerle daha kolay bir şekilde başa çıkmalarını sağlamaktır.

 

Porsche felsefesi öğrenmenin en güzel yolunun pratikle olacağını söylemektedir. Bu sebeple daha eğitimlerin ilk gününden itibaren müşteriler direksiyon başına geçmektedir. Eğitimler yarış pistinde, karda, buzda veya off-road olarak değişik yerlerde gerçekleşmektedir. Müşteri istediği kapsamdaki eğitime başvurabilmektedir.

 

Her eğitim bir önceki eğitimde alınan bilginin üzerine sağlam bir şekilde kurulmaktadır. Precision, Performance ve Master Eğitimleri sonunda sürücü kendi tarzı ile öğrendiklerini harmanlayarak dikkatli ama aynı zamanda da aracını kullanmaktan keyif alan bir sürücü haline gelmektedir.

 

Porsche Driving School’da ayrıca farklı amaçlara hitap eden farklı sürüş eğitimleri de verilmektedir. Örneğin, kontrollü drift yapmayı öğrenmek isteyen müşterilerimiz G-Force eğitimine katılmaktadır. Sadece Porsche aracını en efektif şekilde nasıl kullanacağını öğrenmek isteyen müşterilerimiz ise Classic Cars Eğitimini alabilmektedir. Ayrıca bayan sürücülere özel eğitimler de verilmektedir.

 

SEAT

Sürücü sağlığı ve güvenliği ile ilgili aşağıda bahsedilen ürün ve teknolojiler gazete, dergi, internet sitesi, e-posta, SMS, MMS gibi pazarlama iletişim kanallarımız ve basın bültenleri aracılığıyla tüketiciler ile paylaşılmaktadır.

Değişen teknoloji ve güvenlik ekipmanlarının SEAT S.A tarafından üretilen araçlarımıza da entegrasyonları günden güne artarak devam etmektedir. İkincil çarpışma freni, yorgunluk tespit sistemi, ön bölge asistanı (front assist), şerit takip asistanı, uzun far asistanı, kör nokta tespit sistemi, park asistanı, adaptif hız sabitleyici, trafik sürüş asistanı, acil durum asistanı, ABS (Anti Blokaj Fren Sistemi) / ASR (Elektronik Patinaj Önleme Sistemi ), ESC (Elektronik Stabilite Kontrolü) / Lastik Basınç Uyarısı / Yokuş Kalkış Sistemi (Hill Hold) MSR (Elektronik Motor Çekiş Kontrolü), DSR (Dinamik Direksiyon Önerisi ), XDS (Elektronik Dinamik Diferansiyel Kilidi), Ön Diferansiyel Kilidi gibi özellikler standart ve opsiyonel olarak modellerimizde sunulmaktadır.

Full LED Far Teknolojisi: SEAT Ateca, Leon ve Toledo’nun Style donanım seviyelerinde opsiyonel olarak, Leon FR ve Ateca Xcellence donanım seviyesinde standart olarak sunulan ve kendisine özgü şekliyle trafikte fark edilmeyi sağlayan Full LED farlar; bunu akıllı sensörleri ve teknolojisi sayesinde karşıdan gelen sürücünün dikkatini dağıtmadan yapmaktadır. Halojen farlara göre daha akıllı ve daha verimli olduğu için, LED farların tercih edildiği Ateca, Leon ve Toledo, bu anlamda sınıflarında fark yaratmaktadır. Daha kısa tepki süresine, titreşime karşı dirence ve daha uzun ömre sahip Full LED farlar, yolda daha görünür olmayı da sağlamaktadır.

İkincil Çarpışma Freni: İkincil Çarpışma Freni Leon, Toledo ve Ibiza modellerimizde standart olarak sunulmaktadır. İlk çarpışmanın ardından frenler ve darbenin etkisiyle hızlanan araç yavaşlatılarak başka bir çarpışmaya girme riski azaltılmış olur.

ESC (Elektronik Stabilite Kontrolü) tüm SEAT modellerinde standart olarak sunulmaktadır. Bu sistem direksiyon, lastikler, frenler ve gaz pedalından gelen bilgileri izler ve gerektiğinde ayarlamalar yaparak yol tutuşunun en güvenli şekilde devam etmesine yardımcı olur.

Yorgunluk Tespit Sistemi: Alhambra, Ateca, Leon CUPRA, Ibiza ve Toledo modellerimizde donanım seviyesinde standart olarak sunulan Yorgunluk Tespit Sistemi, aynı zamanda diğer Leon modellerimizde de opsiyonel olarak sunulmaktadır. Sürüş kararlarını dinamik olarak analiz eden bu opsiyonel sistem, sürücünün konsantrasyonunu kaybedip kaybetmediğini tespit eder ve sürücüye mola önerisinde bulunur. Sistem, beş saniye boyunca gösterge tablosunda bir kahve fincanı şekli göstererek görsel ve işitsel olarak sürücüyü uyarır, gerekirse bu uyarıyı tekrarlar.

 

SCANIA

Satılan tüm araçların maksimum hız seviyesi araç tesliminden önce Avrupa standardı gereği 85 km/s olarak ayarlanmaktadır. Servislerimizde onarılan araçların sürüş güvenliğinin arttırılması için Yetkili Satıcılarımıza kaporta onarım eğitimleri verilmiştir. Bu eğitimlerle birlikte gerekli tüm teçhizatlar tedarik edilerek tüm Yetkili Servislerimize gönderilmiştir. Tüm Yetkili Satıcılarda verilen eğitimler aktif olarak uygulanmaktadır. Ürün kaynaklı, risk olasılığı tespit edilen her konuda, ilgili araçlar acilen geri çağrılmakta, gerektiğinde ise araca bulunduğu yerde ulaşılarak gerekli değişiklikler gerçekleştirilmektedir. Müşterilerimiz risklerle ilgili olarak anında haberdar edilmektedir. Etkili ve verimli araç kullanımı, düşük yakıt tüketimi ve minimum egzoz emisyonu sağlamak amacı ile Distribütör ve Yetkili Satıcı işbirliği ile kullanıcılara sürüş eğitimleri verilmektedir. Aracımızda bulunun SDS (Sürücü Destek Sistemi) detaylı bir şekilde bu eğitimlerde anlatılarak sürücülerin daha güvenli, daha az yakıt sarfiyatı ve daha az emisyon salımı için bilgiler aktarılmıştır. Teknik konulardaki risklerle ilgili geri çağırma yöntemi mevcuttur. Gerekli görüldüğünde bu yönde acilen aksiyon alınmaktadır.

Scania Retarder ile güvenli hız kontrolü: Servis ve egzoz frenleri ile tam uyumlu çalışarak güvenli hız kontrolü sunmak üzere tasarlanan yüksek verimli yardımcı bir fren sistemi olan Yeni Scania Retarder ile rampa inişlerinde, aracın hızı istenilen seviyede sabitlenerek güvenli ve konforlu sürüş gerçekleşir.

Satış Sonrası Hizmetler Bölge Yönetimi tarafından denetlemeler yerinde ve düzenli şekilde yürütülmekte ve gerekli iyileştirmeler takip edilmektedir. Ayrıca tüm Yetkili Satıcı ve Servislerimizde yasa çerçevesinde yetkili Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri sözleşmeli olarak ilgili süreçleri yürütmektedir.

 

DOD

Araç satışı sonrasında müşterilere DOD ve Trafik Hayattır! logolu emniyet kemeri yastığı verilmeye devam edilmiş ve bu yolla müşterilerin Trafik Hayattır! platformuyla beraber emniyet kemeri kullanımına dikkatleri çekilmiştir.

Sosyal medya kanalları üzerinden, motorlu taşıtlar vergisi, kış lastiği uygulaması gibi müşterilerin dikkat etmesi gereken konularda hatırlatma amaçlı içerikler paylaşılmıştır. Kullanıcıları sosyal medya üzerinden bilgilendirme amacıyla güvenli sürüş içerik konsepti oluşturulmuş ve haftalık periyotlarla konu özelinde kullanıcıları bilgilendirici içerik paylaşımları yapılmıştır.