Yönetim Kurulu Başkanı’nın Mesajı

Aclan Acar
Yönetim Kurulu Başkanı

Doğuş Otomotiv ailesi olarak, geçmişin deneyimlerinden yararlanmanın, günün gerçeklerine ayak uydurmanın ve geleceği doğru okuyarak buna uygun stratejiler üretebilmenin ne kadar önemli olduğunu deneyimlediğimiz; başarılı bir yılı daha geride bıraktık. Küresel çaptaki ekonomik krizin en üst noktasına ulaştığı 2009, iş dünyası için riskler içeren ve yöneticileri radikal önlemler almaya yönelten zorluklarla dolu bir yıldı. Bizleri de etkisi altına alan bu zorluklara rağmen Doğuş Otomotiv olarak, incelikle oluşturduğumuz uzun vadeli planlarımız ve kararlı yönetim anlayışımız sayesinde verimli ve kârlı bir yıla imza attık. Herkes gibi bizleri de endişelendiren ekonomik olumsuzluklara rağmen hedeflediğimiz satış grafiğini yakalayarak sadece önemli bir ticari başarı elde etmekle kalmadık, aynı zamanda ilerlediğimiz yolun doğruluğunu test etme olanağına sahip olduk.

2009'a damgasını vuran şartlar, öngörülü hareket etmenin ve gelecek odaklı olmanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Ekonomik krizden çok daha önce hedeflediğimiz ve adım adım hayata geçirdiğimiz "otomotiv değer zincirinin her halkasında olma" ve "yalın yönetim" anlayışının yararlarını bu krizde fazlasıyla gördük. Sadece günün koşullarına göre hareket etmenin otomotiv gibi dinamik bir sektörde niçin geçerli olamayacağını ve geleceğe bakarak öngörülü hareket etmenin bu sektörde faaliyet gösteren firmalar için ne kadar önemli olduğunu son ekonomik gelişmeler fazlasıyla gösterdi. Şirketimiz, bu yönüyle önemli bir sınavdan başarıyla geçti. Müşterilerimize sunduğumuz yüksek kalite standartlarının hiçbirinden feragat etmeden hem büyümemizi sürdürdük, hem de kârlılığımızı artırdık.

2007'de kendini hissettiren ve 2008'de iyice su yüzüne çıkan ekonomik kriz 2009'da zirve noktasına ulaştı. Hükümetlerin aldığı ciddi önlemlere rağmen Batı ülkeleri başta olmak üzere dünyanın büyük bölümünde ve tüm sektörlerde yaşanan daralma, sorunun yerel/bölgesel unsurlardan kaynaklanan dar kapsamlı ve geçici bir sorun olmadığını, iyileşmenin de buna bağlı olarak uzun süreceğini açıkça gösterdi. Arz-talep dengesizliğinin sonucu olarak tüketimin aşırı hızla artması ve hızlı büyümenin kaynak yetersizliğine yol açması nedeniyle ortaya çıkan sorunlar tümüyle yapısal nitelikli olduğundan, çözümlerin de yapısal nitelikli olması gerektiği görüşü hemen tüm çevrelerde kabul gördü. Tartışmalar genellikle, bu tür yapısal bir değişimin ne şekilde olması gerektiği üzerine odaklandı. Herkesin üzerinde birleştiği ortak görüş, kaynakların çok daha dikkatli ve kontrollü bir şekilde kullanılması gerekliliğiydi. Gelinen bu nokta, tüketim zorunluluğunun israfa dönüşmemesi yönünde şirket içinde başlattığımız çalışmaların ne kadar haklı ve isabetli olduğunu da bir kez daha gösterdi.

Dünyanın önde gelen ekonomilerinde yaşanan ciddi küçülme, lokomotif bir sektör olan otomotivde de zorlukların baş göstermesine yol açtı. Pek çok Batı ülkesi, önemli bir istihdam kaynağı olan otomotiv endüstrisini krizden korumak için çeşitli önlemler almak zorunda kaldı. ABD'de iflas noktasına gelen bazı otomobil üreticilerine devlet ciddi para yardımı yaptı. Avrupa'nın önemli ekonomilerinde de hurda indirimi uygulaması yoluyla hükümetler otomobil satışlarını desteklediler. Bu sayede otomotiv sektörü fazla yara almadan, hatta tam tersine geçmiş yıllara göre satışlarını artırarak 2009'u hasarsız bir şekilde atlatmayı başardı.

Türkiye ekonomisi de 2009 yılı başında yaptığımız yüzde 5,5-6'lık küçülme tahminlerine uygun bir seyir izledi. Böyle bir küçülmenin otomotiv sektörüne ciddi bir daralma getireceğine yönelik endişelerimiz ise, yılın ilk çeyreğinde hükümetin yerinde bir kararla otomobil satışına özel tüketim vergisi indirimi getirmesi sayesinde yerini iyimser bir havaya bıraktı. Gerçekten de 2009 yılında Türk otomotiv sektörü önemli bir daralma yaşamadı; tam tersine belirli segmentlerde büyümeye sahne oldu. Bu olumlu tablo, Türkiye'de distribütörlüğünü yaptığımız markalara da yansıdı. Vergi indiriminin yanı sıra uyguladığımız dinamik satış stratejisi sayesinde belirli markalarımız bugüne kadarki en yüksek satış rakamlarını gerçekleştirirken, genel olarak toplam araç satışımızın iyi olduğu bir yılı geride bıraktık.  

Diğer yandan vergi indirimine girmediği halde lüks araç segmentinde 2008 satış rakamlarının önüne geçmemiz, söz konusu başarının sadece dış faktörlere bağlı olmadığının kanıtıydı. Şirketimizin Türkiye'nin en zengin marka portföyüne ve en yaygın yetkili satıcı ağına sahip olması, bu başarıda önemli bir rol oynadı. Ama hiç şüphesiz en önemli rolü, ilk günden itibaren, müşterilerimizin memnuniyetini her şeyin üstünde tutan yüksek kalite anlayışımız oynadı. Şirketimiz, "beklentilerin üzerinde yaratıcı hizmet" prensibini tavizsiz bir şekilde uygulamayı 2009'da da sürdürdü. Müşterilerimiz ise bu yaklaşımımıza, bizi daha fazla tercih ederek yanıt verdiler.

Ekonomideki olumsuzluklara rağmen genel olarak başarılı ve kârlı bir yıl geçirmiş olmanın verdiği sevinç, kuruluşumuzun 15. yılını kutlamanın gururuyla daha da coşku kazandı. 15 yıl, yüzyıllar boyunca var olması ümit edilen büyük kurumsal yapılar için henüz "başlangıç" çağını ifade eder. Biz, büyük aşamalar kaydettiğimiz ilk 15 yılımız ile birlikte şirketimizin artık kuruluş dönemini tamamladığını ve oturmuş kurumsal yapısıyla geleceğe dönük yeni bir olgunlaşma dönemine girdiğine inanıyoruz.

1994 yılında sektöre ilk adımını atan Doğuş Otomotiv'in bu süre içinde kaydettiği aşamalar, bir başarı öyküsünün özeti mahiyetindedir. Bu süre içinde Doğuş Otomotiv, distribütörlüğünü yaptığı markaların sayısını 2'den 15'e yükseltmiş; ithalat ve distribütörlük iş alanlarını perakende, finansman, yedek parça ve aksesuvar ticareti, lojistik ve müşteri hizmetleri, ikinci el araç ticareti, filo kiralama, hızlı servis, araç muayene ve sigortacılık gibi tamamlayıcı hizmet alanlarıyla zenginleştirmiş ve otomotiv değer zincirinin her halkasında olma vizyonu doğrultusunda faaliyetlerine son yıllarda üretim halkasını da eklemiştir. Bu çerçevede Meiller ortaklığında 2008'de açılan damper fabrikasına ek olarak; Krone ortaklığında Tire'de treyler fabrikası inşaa edilmiş; 2009'da büyük ölçüde tamamlanmış ve hizmet vermeye hazır hale gelmiştir.

2009'da bizi gururlandıran bir başka gelişme ise, İsviçre'de kurduğumuz D-Auto Suisse firmamızın faaliyete geçmesidir. Lozan'da İsviçre'nin en büyük ve en modern Porsche satış ve servis merkezini 10 Eylül 2009 tarihinde görkemli bir törenle hizmete açtık. Avrupa'da bir showroom açarak Almanya'da üretilen bir otomobili İsviçrelilere satan bir Türk şirketi konumuna gelmemiz, bizim için hem farklı hem de gurur verici bir deneyim olmuştur. Krize rağmen ertelemeyi bir an için bile düşünmediğimiz bu yatırım, Doğuş Otomotiv'in artık Türkiye sınırlarını aşan bir büyüklük ve olgunluğa eriştiğini göstermesi itibariyle, şirketimizin yol haritası içinde, önemli köşe taşlarından biri olarak yerini aldı.

2009 yılındaki belirsizlik ve zorluklara rağmen sürdürdüğümüz yatırımlarımız, iş planlarımıza ve gelecekle ilgili beklentilerimize olan güvenimizin bir göstergesiydi. Yıl boyunca, otomotiv sektörünün değişken yapısını da göz önünde bulundurarak, iyimserliği ve tedbiri elden bırakmadan, hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemeye devam ettik. Zor bir yılı elbirliğiyle bir fırsata dönüştürmeyi ve yatırımcılarımızı memnun edecek bir şekilde kârla bitirmeyi başardık. Bu noktada hissedarlarımıza ve yatırımcılarımıza gösterdikleri güvenden dolayı teşekkür etmeyi bir görev addediyorum. Gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz değişimler zaman ve sabır gerektiriyordu. Bu noktada küçük büyük tüm yatırımcılarımız, ortaya koyduğumuz vizyona sahip çıkarak desteklerini esirgemediler. En değerli varlığımız olan çalışanlarımız da, değişim süreci boyunca özverili ve destekleyici tutumlarıyla gerçek bir aile dayanışması sergilediler. Tüm çalışanlarımıza, geçirdiğimiz sınavda üzerlerine giydikleri formanın hakkını verdikleri için teşekkürü bir borç bilirim.

2009 yılındaki hedeflerimizi gerçekleştirmemizde, değişen piyasa koşullarına uygun olarak araç tedariki programını sık sık revize eden VW Grubu'nun desteği çok önemli rol oynadı. Aynı şekilde faaliyetlerini aynı ailenin birbirine destek veren, tamamlayan ve koruyup kollayan bireyleri olarak sürdüren yetkili satıcılarımız da mevcut şartları lehimize çevirmek için yıl boyunca yoğun bir gayret sarf ettiler. Elde ettiğimiz başarı, aynı zamanda onların başarısıdır. Bu nedenle kendilerine geçmiş yıl için teşekkür ediyor, dünya ekonomilerindeki iyileşme belirtileriyle birlikte çok daha olumlu bir havada girdiğimiz 2010 yılında yine hep birlikte çok daha büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum.

Sevgi ve Saygılarımla,

Aclan Acar