İcra Kurulu Başkanı'nın Mesajı

Emir Ali Bilaloğlu
İcra Kurulu Başkanı

Doğuş Otomotiv olarak geride bıraktığımız 2011’i ileriye yönelik hamlelerimizin devam ettiği verimli ve çok başarılı bir yıl olarak tamamlamış bulunuyoruz. Bu yıl da, öncekiler gibi, hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerlediğimiz bir yıl oldu. Yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerle, büyük önem atfettiğimiz ve varlığımızın bir parçası olarak özümsediğimiz değerlerimizi pekiştirmek ve hedeflerimize bir adım daha yaklaşmak yönünde önemli mesafeler kaydettik.

Kuruluşumuzdan bu yana ekonomiye katma değer sağlayan, verimli ve kârlı, geleceğe sürekli yatırım yapan ve müşterilerine en üst seviyede hizmet sunan bir şirket olmak adına çalışmalarımızı kesintisiz sürdürüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, 14 seçkin markamız, 80’e yakın zengin model gamımız, otomotiv değer zincirinin her halkasındaki varlığımız ve Türkiye'nin dört bir tarafındaki nitelikli yetkili satıcı ve servis ağımızla sektörün lokomotif şirketlerinden biri konumundayız. Bizi bu noktaya getiren değerlerimizden ve iş yapma felsefemizden hiçbir şekilde ödün vermeyerek, fark yaratan uygulamalarla bu özelliğimizi daha da ilerilere taşımak ve örnek alınan bir şirket olmayı sürdürmek ise öncelikli hedeflerimizden.

Doğuş Otomotiv olarak başarılar ve rekorlarla dolu bir yılı geride bırakırken, tüm dünyada farklı boyutlarda gelişmeler yaşandı. Özellikle Avrupa’da çok ciddi değişim rüzgarları eserken, ABD’de küresel ekonomik görünümüne ilişkin kaygılar arttı. Güney Amerika ise ekonomik alanda bir gelişim sürecine girdi. Gözlerimizi Ortadoğu’ya çevirdiğimizde ise 1950’lerden bu yana en Ortadoğu’nun en büyük ekonomik ve siyasi çalkantı sürecinden geçtiğini söylemek hiçte yanlış bir ifade olmayacaktır. Kısaca 2011 yılında dünyamızda ekonomik ve siyasi belirsizlik sürecinin hakim olduğunu gördük.

Küresel ekonomideki bu karmaşık görünüm, doğal olarak global bir oyuncu olan Türkiye’nin ekonomisinde de etkiler yaratmaktadır. Elbette sınırlı olsa da bu ekonomik ve siyasi ortamın yansımalarını ülkemizde hissediyoruz ve hissetmeye devam edeceğiz. Ülkemiz uyguladığı doğru stratejiler sayesinde bu etkileri en iyi şekilde yönetmektedir. Öte yandan, Türkiye otomotiv sektörü 2011 yılında atağa geçmiş ve tüm zamanların rekorunu kırmıştır. Otomotiv sektörünün 2012 yılında istikarlı bir büyümeye sürecine geçiş yapacağına dair işaretler alınmakta ve tahminlerimiz bu yönde gerçekleşmektedir.

Doğuş Otomotiv olarak bugünkü mevcut durumumuz ışığında 500’ü aşkın müşteri buluşma noktasıyla Türkiye’nin lider otomotiv distribütörü konumunda olduğumuzu söylemek mümkün. İlerleyen yıllarda da her zaman kaliteyi ön planda tutan yenilikçi faaliyetlerimizle bu güçlü konumumuzu koruyacak ve sektörün ön sıralarında yer alacağız. 1994 yılında Volkswagen ile ilk işbirliğimizi gerçekleştirdik ve Türkiye distribütörlüğünü aldık. Bugün ise 2000’e yakın çalışanımız, 43 ilde 232 satış ve 228 servis noktamız ile çok büyük bir organizasyon yapısına ulaştık. Rakiplerimizin adete dudaklarını ısırttıran bu güzel tabloyu, Doğuş Otomotiv’in tüm hücrelerine nüfuz etmiş başarma azmi ve ortak aklı sayesinde yarattık. Bu sayede istikrarlı bir şekilde büyümeyi başardık.

Üretici ortağımız VW AG, gelecek hedeflerini büyüme yönlü belirlemiştir. Biz de üretici ortağımız VW AG’den aldığımız güçle sürekli gelişimi elden bırakmadan büyüyeceğiz. Türkiye'de tüm markalarının temsilciliğini yaptığımız Volkswagen AG’nin köklü yapısı, organizasyonel profili ve güçlü mali yapısının yanı sıra stratejilerini doğru öngörülere dayandırması sayesinde Volkswagen Grubu, 2011 yılındaki otomotiv dünyasındaki konumunu daha da güçlendirdi. Doğuş Grubu'nun değerleri ile Volkswagen AG'nin dünyadaki öncü rolünü bir araya getiren işbirliği, bugün sahip olduğumuz konumu daha ileri taşımak için bize eşsiz bir fırsat sunuyor. İki kuruluş arasında hemen her alanda var olan uyum ve sinerji, geleceğe daha güvenle bakmamızı sağlıyor.

Son yıllarda meydana gelen gelişmeler, bu sinerjinin ve karşılıklı esneklik anlayışının ne kadar önemli olduğunu gösterir nitelikte oldu. İş yapma biçimimizi verimli, odaklı ve çağdaş yönetim tekniklerine göre yeniden tanımladık. Maliyetlerimizi, kalite anlayışımızdan ödün vermeden, müşterilerin çıkarlarını etkilemeyecek bir şekilde düşürdük. Bu yöndeki çalışmalarımızı, şirkete katma değer yaratmayan tüm giderleri ortadan kaldırma anlayışı doğrultusunda yürüttük. Aslında çok basit gibi görünen, ancak başarı için en üstten en alta tüm şirket elemanlarının katkı ve katılımını gerektiren bu felsefeyi çalışanlarımız içtenlikle benimsediler. Bu kültür değişikliğinin saygıyla karşılanarak hızla sahiplenildi. Gerçekleştirdiğimiz dönüşüm, daha hızlı ve çevik bir yapıya sahip olmamızı sağladı.

Bununla birlikte insan kaynaklarına yönelik politikalarımız, 2011 yılı boyunca gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla daha da belirginleşti. "En değerli sermayemiz insan kaynağımızdır" anlayışı ile temellerini sağlamlaştırdığımız İnsan Kaynakları yönetimimiz, her yönüyle sektörde örnek teşkil edecek bir konumdadır. Değişen şartlar karşısında, şirket ihtiyaçlarını daha etkin bir şekilde karşılama ve sürekli öğrenirken aynı zamanda geleceği tasarlayan bir şirket olma yönündeki çalışmalarımız yıl boyunca kesintisiz bir şekilde devam etti. Uzun vadeli şirket hedeflerine ulaşmak ve kurumu geleceğe taşımak için şirketin her çalışanının bu hedefleri benimsemesine yönelik çalışmalar yaptık. Bu kapsamda İstanbul’daki önemli üniversiteler ile işbirliği yaparak hem yetklili satıcılarımıza hem de çalışanlarımıza yönelik bir dizi eğitim gerçekleştirdik ve 2012 yılında da bu eğitimlerimize devam edeceğiz.

Bugüne kadar başarımızın mimarı olarak nitelendirdiğiz kalite ve verimlilik hedeflerimizi şirketimizin DNA’sına yerleştirdik. Büyük bir hızla değişen ve genişleyen yeni iletişim kanallarını etkin bir şekilde takip ederek yönetmekteyiz. Bu konudaki yeniliklere yakından takip edip, müşterilerimizle daha yakın temas halinde olmayı hedefliyoruz. Beklentilerini anlamak ve bu doğrultuda yeni uygulamaları süreçlerimizin içine yerleştirerek, hizmet standartlarımızı sürekli yükseltmeyi hedefliyoruz.

Sosyal sorumluluk uygulamalarımızda da örnek bir şirket olma yolunda emin adımlarla ilerlemekteyiz. Faaliyet alanımız olan otomotiv sektörü ile alakalı olarak trafik güvenliği konusuna özellikle önem vermekteyiz. 2004 yılından bu yana sürdürdüğümüz Trafik Hayattır kurumsal sosyal sorumluluk uygulamamızla trafik güvenliği konusunda bilinçlendirmeye yönelik faaliyetler sürdürüyoruz. Sürekli gelişim vizyonumuz paralelinde 2011 yılında Trafik Hayattır uygulamamız kapsamında faaliyetlerimizi daha da ivme katarak kesintisiz devam ettirme kararı aldık. 2011 yılında 1000’i aşkın Doğuş Grubu çalışanımıza Trafikte İlk Yardım Bilinçlendirme ve Güvenli Sürüş Teknikleri eğitimleri verdik. Araç teslimat süreçlerimizi güncelleyerek tüm Yetkili Satıcı çalışanlarımıza online eğitim vererek müşterilere araç teslimatlarında trafik güvenliği bilgilendirmesi yapılacak şekilde teslimat prosedürlerimizi yeniledik. Farklı iletişim kanalları ve etkinliklerle çalışanlarımızdan başlayarak, müşterilerimize, çocuk ve genç hedef kitle ile tüm topluma bilinçlendirme yapma amacı ile çalışmalar gerçekleştirdik. 2012 yılında bu trafik güvenliği konusunda yaptığımız sosyal sorumluluk çalışmalarımıza devam etmeyi hedefliyoruz.

"İyi"den "çok iyi"ye ulaşmak zor, ama "çok iyi"den "mükemmel"e ulaşmak daha da zordur. Şirket olarak, müşterilerimize sunduğumuz hizmetler için bir sınır koymuyor, kendimizi geliştirmek ve "mükemmel"e erişmek için çıtamızı her sene biraz daha yükseltiyoruz. Zorlaşan pazar ve rekabet koşullarına rağmen odağımızı hiçbir zaman "beklentilerin üzerinde yaratıcı hizmet sunma" prensibinden ayırmadan yolumuza devam ediyoruz. Bu yolda bizimle birlikte yürüyen tüm çalışan ve iş ortaklarımıza, "mükemmel"e erişme çabamızda zahmetli, ama bir o kadar da zevkli bir çalışma ortamı vaat ediyoruz. Müşterilerimizin memnuniyetini kendi mutluluğumuz sayıyor, bu anlayışın kesintisiz bir şekilde sürdürülmesini ise, Doğuş Otomotiv olarak en önemli misyonumuz ve müşterilerimize karşı başlıca sorumluluğumuz olarak kabul ediyoruz.

Saygılarımla,

E. Ali Bilaloğlu